Fransız İhtilali: Dünyayı Değiştiren On yıl

Fransız İhtilali dünya tarihindeki en önemli dönüm noktalarından birisidir. 1789-1799 yılları arasında meydana gelmiştir. On yıl boyunca Fransa çok büyük siyasi karışıklıklar yaşamış, binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Fransız İhtilalinin nedenlerinin en önemlisi değişime direnen siyasal yapı ile değişen toplumsal ve ekonomik dinamiğin arasındaki çatışmadır. İhtilal sonucunda yüzyıllardır süren siyasi ve toplumsal düzen yıkılmış, tüm dünyayı etkileyecek yeni bir düzen kurulmuştur.

Fransız İhtilali, Halka kılavuzluk eden Hürriyet
Eugène Delacroix’nın Fransız İhtilalini resmettiği “Halka kılavuzluk eden Hürriyet” isimli meşhur tablosu (1830)

Fransız İhtilalinin Nedenleri

Toplumsal Eşitsizlikler ve Ayrıcalıklar

Fransa’nın toplumsal düzeni yüzyıllar boyunca pek değişmemişti. 1700’lü yıllardaki toplumsal yapı Ortaçağ’a dayanıyordu. Toplum üç sınıfa ayrılıyordu: Soylular, din adamları ve halkın büyük kısmını oluşturan üçüncü tabaka (Tiers Etat). Soylular ve din adamları sınıfının önemli ayrıcalıkları vardı. Vergi vermezlerdi. Devletteki önemli görevler bu sınıflara ayrılmıştı. Ülkenin ekonomik kaynaklarının önemli bir kısmını tekellerinde tutuyorlardı. Halkın ise büyük bir kısmı yoksulluk içinde yaşıyordu. Halkın imtiyazlı sınıflara karşı hıncı giderek artıyordu.

Burjuvazinin Yükselmesi

Halk sınıfı içinde ticaret ve üretimle uğraşan şehirli kesim zaman içinde önemli bir ekonomik güce ulaşmıştı. Bu kesime burjuvazi deniliyordu. Ekonomik zenginliğine karşılık, burjuvazi sınıfının siyasi ağırlığı çok fazla değildi. Soylulara siyasi ve ekonomik olarak avantaj sağlayan mevcut düzenin değişmesini, kendi ağırlıklarının artacağı daha eşitlikçi bir düzene geçilmesini istiyorlardı.

Aydınlanma Düşüncesinin Etkisi

Fransız İhtilalinin nedenlerin bir diğeri 17. yüzyılın sonlarından itibaren ortaya çıkan Aydınlanma düşüncesidir. Aydınlanma düşüncesi aklı ve bilimsel yöntemi öne çıkarıyordu. Fransa’da özellikle siyaset ve felsefe alanında etkili oldu. Jean Jacques Rousseau, Voltaire, Montesquieu gibi etkili düşünürler Kral’ın yetkilerinin sınırlandırılması, kanunların üstünlüğü, halk egemenliği, eşitlik, insan hakları, özgürlük gibi hususları savundular. Bu düşünceler özellikle şehirli ve eğitimli kesimler arasında yayıldı.

İngiltere ve ABD’nin etkisi

İngiltere 1600’lü yılların sonunda, neredeyse yüzyıl önce Kral’ın yetkilerinin sınırlandırıldığı meşruti monarşi rejimine geçmişti. Bireysel özgürlükler yasaların garantisi altındaydı. ABD’de ise 1776 yılında krallığın olmadığı demokratik bir cumhuriyet rejimi kurulmuştu. Fransa’da eğitimli kesimler bu iki ülkeye gıptayla bakıyordu.

Mutlakiyetçi Monarşinin Değişime Direnmesi

Fransa’da Kralın sınırsız yetkilere sahip olduğu mutlakiyetçi yönetim anlayışı devam ediyordu. Kraliyet çevreleri ve soylular toplumda ortaya çıkan değişim taleplerine ısrarla karşı koyuyorlardı. Gerekli siyasi ve toplumsal reformlar yapılamıyordu. Bu durum toplumu patlama noktasına getirmişti.

Ekonomik Kriz

Fransız ihtilalinin nedenlerinin bir diğeri İhtilal öncesinde yaşanan ekonomik krizdi. Ekonomik kriz geniş halk kesimlerini vuruyordu. Gıda fiyatları yükselmişti. Halkın soylulara ve kraliyet ailesine karşı olan memnuniyetsizliği artıyordu.

İhtilalin Gelişimi

İhtilalin kıvılcımı Fransa’da geleneksel danışma meclisi olan Etats Generaux’nun toplanmasıyla ateşlendi. Bu meclis yüzyıldan fazla bir süredir toplanmıyordu. Toplanmasının amacı tükenen devlet hazinesini doldurmak için koyulacak yeni vergilere toplumsal bir dayanak olmasıydı. Ancak halk kesiminden gelen Etats Generaux üyeleri, halkın gerçek temsilcilerinin kendileri olduğunu savundular ve bir anayasa yapmadan ayrılmamaya yemin ettiler. Din adamlarını temsil eden üyelerin büyük çoğunluğu halk temsilcilerine destek verdi. Bu durum karşısında Kral geri adım atmak zorunda kaldı. Böylece Etats Generaux kurucu millet meclisi haline geldi ve bir anayasa hazırlamaya başladı.

Kral 16. Lui durumu kontrol altına almak için askeri önlemler almaya başladı. Ancak bu durum Paris halkında büyük bir öfke uyandırdı. Halk yığınları Paris’te hapishane olarak kullanılan Bastille Kalesine saldırdılar. Bu olaylardan sonra kontrol Kralın elinden çıktı.

Fransız İhtilali, Bastille Bapishanesi Baskını
Bastille Hapishanesi baskınını resmeden bir tablo

Millet Meclisi hızlı bir biçimde rejimi değiştirecek adımlar atmaya başlamıştı. İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirgesi ilan edildi. Soylular ve din adamları sınıflarının tüm ayrıcalıkları kaldırıldı. 1791 yılında Anayasa ilan edildi ve Fransa meşruti monarşi haline geldi.

Cumhuriyetin Kurulması ve Kral’ın İdamı

İhtilalciler arasında çok farklı görüşler vardı. Bazıları sadece krallık rejimini biraz demokratikleştirmeyi hedeflerken, bazıları bu rejimi tamamen kaldırmayı amaçlıyordu. Zamanla kraliyet karşıtları güç kazandı. 1792 yılında krallık kaldırılarak, cumhuriyet ilan edildi. Kral ve Kraliçe yargılandı ve 1793 yılında idam edildi.

Fransız İhtilali - Kralın idamı
Fransız Kralı 16. Lui’nin 1793 yılında giyotinle idamını gösteren bir resim

Terör Dönemi

Cumhuriyetin ilan edilmesi Fransa’daki karışıklıkları dindirmedi. İhtilale karşı ülkenin farklı yerlerinde isyanlar çıktı. İktidar sertlik yanlılarının eline geçti. İsyanlar kanla bastırıldı. On binlerce insan öldürüldü. Şiddet sadece ihtilal karşıtı kesimleri değil, ihtilal yanlılarını da vurdu. Farklı kesimlerden binlerce kişi İhtilal Mahkemelerinde yargılanarak idam edildi. İktidarı ele geçiren sertlik yanlısı ihtilalcilerin yarattığı şiddet yüzünden bu döneme terör dönemi denilmiştir. Giyotin bu dönemin sembolü olmuştur.

İhtilal Savaşları

Krallıkla yönetilen Avrupa devletleri Fransa’daki karışıklıkların kendi ülkelerine sıçramasından korkuyordu. Ayrıca Fransa Kralı ile diğer Avrupalı krallar arasında akrabalık bağları vardı. Bu sebeplerle Fransa’ya savaş açtılar. Uzun süren savaşlarda Fransa çevresinde bulunan neredeyse tüm devletlerle savaştı: Avusturya, Prusya, İngiltere, İspanya, Hollanda ve İtalyan devletleri. Fransa bu savaşların çoğunda başarılı oldu. Topraklarını genişletti. Bu savaşlar Fransız milliyetçiliğinin gelişmesine katkı sağladı.

İhtilalin Sona Ermesi

Napolyon Bonapart Fransız İhtilali sırasında Avrupa devletlerine karşı yapılan savaşlarda ön plana çıkan genç bir generaldi. Giderek iktidar üzerinde nüfuz kazanmaya başladı. 1899 yılında Napolyon bir hükumet darbesi ile iktidarı ele geçirdi. Bu tarihte Fransız İhtilalinin sona erdiği kabul edilir. Napolyon iktidarını giderek kuvvetlendirdi ve 1804 yılında kendini İmparator ilan ederek Fransa’ya monarşiyi geri getirdi.

Fransız İhtilalinin Sonuçları

Fransız İhtilaliyle yayılan insan hakları, bireysel özgürlükler, eşit vatandaşlık gibi demokratik ilkeler dünyada anayasal rejimlerin ve demokrasinin gelişmesine katkı sağlamıştır. Ulus-devlet fikri ve milliyetçilik ideolojisi yayılmıştır. Din ve devlet işlerinin ayrılmasını öngören laiklik anlayışı devlet yönetiminde daha etkili olmaya başlamıştır. Din ve inanç hürriyeti genişlemiştir.

Fransız İhtilali uzun vadede demokrasi, hürriyet, insan hakları gibi olumlu fikirlerin yayılmasını sağlasa da, ihtilal süresince yaşanan olaylar baskı, zulüm ve insan kayıplarına da sebep olmuştur. Devrim mahkemelerinde binlerce insan idama mahkum edilmiştir. İdam cezalarının infaz edildiği giyotin bu dönemin sembollerinden birisi olmuştur.

Fransız İhtilalinin sonuçlarıyla ilgili daha fazla bilgi için tıklayın: Fransız İhtilalinin Sonuçları

Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri

Fransız İhtilalinin Osmanlı Devleti üzerindeki etkisi iki şekilde olmuştur. İhtilalle yayılan insan hakları, bireysel özgürlükler, eşit vatandaşlık, anayasal düzen gibi konular Osmanlı aydınları arasında etkili oldu. Tanzimat Fermanı, Islahat Fermanı ve Kanun-i Esasi düzenlemelerinde bu fikirler etkili olmuştur.

Fransız İhtilaliyle yaygınlaşan milliyetçilik fikri Osmanlı Devleti içinde bulunan etnik grupların bağımsızlık taleplerini arttırdı. Özellikle gayrimüslim halklar arasında ayrılıkçı hareketler çoğaldı. Bu durum Osmanlı Devletinin parçalanmasına yol açtı.

Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri hakkında daha fazla bilgi için tıklayın: Fransız İhtilalinin Osmanlı Devletine Etkileri