Gümrü Antlaşması

Gümrü Antlaşması, Türkiye (TBMM Hükûmeti) ile Ermenistan arasında 3 Aralık 1920 tarihinde imzalanan antlaşmadır. Bu antlaşma ile Doğu Cephesinde çatışmalar sona ermiş, Kars ve civarı Türkiye topraklarına katılmıştır. Bu antlaşma TBMM Hükûmetinin Kurtuluş Savaşında savaştığı bir ülkeyle yaptığı ilk antlaşmadır. İlk kez Türkiye’ye karşı savaşta olan bir ülke TBMM Hükûmetini ve Misak-ı Milliyi tanımış ve Anadolu üzerindeki toprak taleplerinden vazgeçmiştir.

Gümrü Antlaşması
Antlaşmanın imzalandığı Gümrü şehrinden bir görünüm.

Doğu Cephesi ve Gümrü Antlaşması

Birinci Dünya Savaşında (1914-1918) İttifak devletleri arasında yer alan Osmanlı Devleti savaşı yenik olarak tamamladı. 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması gereğince Osmanlı ordusu Doğu Anadolu’da Kars, Ardahan ve Batum bölgelerinden çekildi. Bu bölgeleri işgalden korumak için bölgede yaşayan Türkler tarafından geçici bir yerel Türk Hükûmeti kurulsa da, İngilizler tarafından bu yapı ortadan kaldırıldı. Bölge Ermenistan ve Gürcistan tarafından işgal edildi. Kars ve çevresi Ermenistan’ın, Batum ve Ardahan bölgesi ise Gürcistan’ın eline geçti.

10 Ağustos 1920’de Osmanlı Hükûmeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanan Sevr Barış Antlaşması ile Doğu Anadolu bölgesinden Ermenistan’a toprak verilmesi kabul edildi. Bu anlaşma uyarınca çizilen sınıra göre Trabzon, Erzurum, Bitlis ve Van şehirlerini kapsayan bölge Ermenistan’a kalıyordu

Kurtuluş Savaşı başladıktan sonra bölgenin işgalden kurtarılması için TBMM Hükûmeti tarafından Doğu Cephesi Komutanlığı kuruldu. Bu komutanlığın başına Kazım Karabekir Paşa getirildi. Kazım Karabekir Paşa Mondros Ateşkes Antlaşmasından sonra merkezi Erzurum’da bulunan 15. Kolordu komutanlığına atanmıştı. Bu askeri kuvvet Ermeni güçlerinin Doğu Anadolu’da daha fazla ilerlemesine mani olmuştu. Doğu Cephesi Komutanlığı da asıl olarak 15. Kolorduya dayanıyordu.

Kazım Karabekir, Gümrü Antlaşması
Kurtuluş Savaşında Doğu Cephesi Komutanı olan, Gümrü Antlaşmasında Türk heyetine başkanlık eden Kazım Karabekir Paşa.

Türk ordusu 1920 yılı Eylül ayında başlayan askeri harekatla Ermeni ordusunu mağlup etti. Önce Sarıkamış, daha sonra Kars bölgeleri işgalden kurtuldu. Yenilgiye uğrayan Ermenistan ateşkes istemek zorunda kaldı.

Türk ve Ermeni heyetleri arasında yapılan görüşmeler sonucunda Ermenistan’da bulunan Gümrü şehrinde 3 Aralık 1920 tarihinde Gümrü Antlaşması imzalandı.

Gümrü Antlaşmasının imzalanmasından bir gün sonra Sovyetler Birliği güçleri Ermenistan’ı işgal etti ve Ermenistan Sovyetler Birliği’nin bir parçası haline geldi. Bu yüzden Gümrü Antlaşması onaylanamadı.

TBMM Hükûmeti ile Sovyetler Birliği arasında daha sonra 16 Mart 1921’de Moskova Antlaşması imzalandı. Bu antlaşma ile Gümrü Antlaşması hükümleri büyük ölçüde kabul edildi. Daha sonra TBMM Hükûmeti ile Sovyetler Birliği içinde yer alan cumhuriyetler Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan arasında 13 Ekim 1921’de Kars Antlaşması imzalandı. Kars Antlaşması ile Gümrü Antlaşması hükümleri bir kez daha teyit edildi.

Gümrü Antlaşmasının Maddeleri

Gümrü Antlaşmasının önemli maddeleri şöyledir:

  • Kars ve çevresi Türkiye’ye verilecek, Aras Nehri Türkiye ile Ermenistan arasında sınır olarak belirlenecektir.
  • Ermenistan, Sevr Antlaşmasını ve Türkiye aleyhine olan diğer antlaşmaları tanımayacak, Sevr Antlaşmasıyla Ermenistan’a verilmesi öngörülen Anadolu topraklarından vazgeçecektir.
  • Ermenistan ordusunun asker sayısı sınırlanacak, dışarıdan silah ithal edilmeyecektir.
  • Nahçivan bölgesine Türkiye’nin koruyuculuğu altında özerklik verilecek ve bu bölgenin kendi kaderini tayin etme hakkı tanınacaktır.
  • Türkiye’de yaşayan Ermenilere ve Ermenistan’da yaşayan Müslümanlara diğer vatandaşlarla eşit haklar tanınacaktır.
  • İki ülke arasında diplomatik ilişkiler kurulacak, telgraf ve telefon gibi iletişim imkanları sağlanacaktır.

Gümrü Antlaşmasının Önemi ve Sonuçları

Doğu Cephesinde Ermenistan’a karşı sağlanan askeri başarı ve ardından imzalanan Gümrü Antlaşması sadece Doğu Anadolu’nun işgalden kurtulması açısından değil, Kurtuluş Savaşı açısından genel olarak büyük bir öneme sahiptir. Bu antlaşma her ne kadar resmi olarak onaylanmamışsa da daha sonra imzalanan Moskova ve Kars Antlaşmalarına temel teşkil etmiştir.

Gümrü Antlaşması, TBMM Hükûmetinin uluslararası alanda kazandığı ilk başarıdır. İlk kez bir devlet Anadolu’da işgal ettiği topraklardan vazgeçerek, Misak-ı Millîyi kabul etmiştir.

Doğu Cephesinde Ermenistan’a karşı kazanılan başarılar Kurtuluş Savaşında düzenli ordu tarafından kazanılan ilk başarıdır. Doğu cephesinde kazanılan bu başarılar ve imzalanan Gümrü Antlaşması Milli Mücadeleye ve Türkiye Büyük Millet Meclisine duyulan inanç ve güveni arttırdı.

Antlaşma sonrasında TBMM Hükûmeti Gürcistan’dan işgal ettiği Artvin, Ardahan ve Batum bölgelerini boşaltmasını istedi. Gürcistan’ın bu bölgeleri boşaltması üzerine Doğu Anadolu’da işgal edilen tüm topraklar kurtarılmış oldu. Bu bölgeyle ilgili daha sonra TBMM Hükûmeti ve Sovyetler Birliği arasında yapılan Moskova Antlaşması ile Artvin ve Ardahan Türkiye’ye, Batum ise Sovyetler Birliği içinde yer alan Gürcistan’a bırakıldı.

Ermenistan ve Gürcistan’la olan sınır problemlerinin çözülmesi Türkiye ile Sovyetler Birliği arasındaki ilişkileri sağlamlaştırdı. Sovyetler Birliği’nin Kurtuluş Savaşı boyunca Türkiye’ye yaptığı mali yardım ve silah desteği Milli Mücadelenin başarısında önemli bir rol oynamıştır.

Gümrü Antlaşması sonrasında Doğu Cephesindeki tehdit ortadan kalkınca buradaki askerî birlikler, silah ve cephanenin bir kısmı Batı Cephesine kaydırıldı. Bu durum Batı Cephesindeki başarıyı hızlandıran etmenlerden biri olmuştur.

Doğu Cephesi ve Gümrü Antlaşmasıyla ilgili daha fazla bilgi için şu yazıları okuyabilirsiniz: 

Kurtuluş Savaşında Doğu Cephesi